logo

Kalemin yazdığını silersin ama, kaderin yazdığını asla!.

Hiç aklıma gelirmiydi bu dünyanın Sensizde Döneceği…

Ben seni ilk bildiğimde yağmur yağardı, önce ellerime sonra gözlerime, evimize ve kalbimize.

Babası onu almaya gelmişti, dedem demiyorum. Ben dede büyükbaba nedir, nine büyükanne nedir.. hiç tatmadım. İstedim hikayem de olsun onları burada da bulamayacaktım. Annem dönmek istemiyordu o mutsuz ve kendini yalnız hissettiği evine. Onu çok iyi anlayan kız arkadaşı ve onun ailesi vardı.

Mutluydu orada, bir kız arkadaşı olmuştu tüm günlerini onunla geçiriyordu. Bana annemi en iyi anlatan 22 yıl sonra tanıdığım bu kadın olmuştu. Öyle güzel anlatıyordu ki; bir an annemi buldum sanmıştım.

Mutsuzdu, okuma sevinci onun tek arkadaşıydı. Ailenin bir çocuğa yabancılaşması olur şey değildi. Okuluna severek gidiyor ve arkadaşlarınla çok güzel geçiniyordu. Evdeki tek tesellisi ablası olmalıydı, yine de aralarında anlaşamadıkları bir çok konu oluyordu. Abisi evlenmiş ve başka bir şehre taşınmıştı. Diplomasını alınca onun yanına gidecekti. Kardeş özlemi olsa gerek, okulun bitince bize gel diye yazmıştı abisi. İlk defa Anadolu’da bir şehre gidecekti.

Bazen sadece ağlamak istersiniz. Acınası hayatınız dışında farklı şeyler yaşamak istersiniz. Farklı heyecanlar arar, bu konuyu unutmayı denersiniz. Bir parkta bir baba ve çocuğunu eğlenirken görünce içinizde bir şeyler mutlaka burkulur. Belki çoğunuza olmaz ama kesinlikle babanızla iyi bir geçmişiniz olmadığı için sizinle vakit geçirmesini istediğiniz biri olsun istersiniz. Belki çoğu zaman yanlış kararlar veririsiniz. Tabi eğer gerçek aşkı bulduğunuzu hissediyorsanız, size sadece ‘seni seviyorum’ demesi bile size kendinizi iyi hissettirir. Çünkü daha önce babanızdan duymamışsınızdır.

Diğer arkadaşlarınızın babalarıyla yaptıkları eğlenceli aktivitelere imrenirsiniz. Çünkü daha önce babanızla hiç vakit geçirmişliğiniz yoktur. Bazen onları dinlerken kendinizi düşünüp gözlerinizin dolduğunu hissedersiniz. Bazen sadece sizi farkedip, size ilgi göstermesini beklersiniz. Elinizden geleni yapsanız da yapmasanız da sonuç aynıdır. Geriye kalan ise gözyaşları ya da kırgınlık. Hani küçük kızların ilk aşkı babasıdır ya, işte ilk hayal kırıklığımızı da babamızdan yaşarız. O hayatımızda ilk güvendiğimiz adamdır ama ilk ilgisizliğimizi de ondan alırız. Bazen sadece umut eder ve beklersiniz. Belki, belki bir gün babam beni sever ve ne hissettiğimi anlar diye. Özellikle ergenlik çağında size yapmamanız gereken şeylerden söz eder ve ceza verir, ama içinizden ‘senin bana kural vermeye hakkın yok çünkü babalık görevini daha önce yapmadın’ diye düşünürsünüz. Bazen ondan nefret ettiğinizi düşünür, kendinizi buna inandırmaya çalışırsınız. Ama içten içe hep bir özlem duyar ve onu seversiniz. Çünkü aslında bu siniriniz de babanıza olan sevgiye karşılık bulamayışınızdır. Siz hep onu kahraman olarak görüyordunuz ama o…  Sizin arkadaşlarınız, yaşıtlarınız ya da ailenizden herhangi biri, babasıyla iyi durumdadır. Hep olmasını istediğiniz hayat başkalarındadır ve bu durum sizi daha çok bunalıma sokar.

Nasıl anlatabilirim bir genç kızın Dünyasını ve hayallerini diye düşündüm de… belki en zor olan buydu. Çünkü o benim annemdi.

02.02.2022
Bu Şehir Ne sana yar oldu.. Ne de bana ANNE

Yolculuk, önce seni sözsüz bırakır sonra da iyi bir hikaye anlatıcısına dönüştürür.

Hazırlamışlardı, kararlıydılar ve yanlarında üç çocuk düşmüşlerdi yollara. Onlardan biri çocuk en küçükleri, o işte benim ANNEM Dİ.

Cennet annelerin ayakları altındadır.

Bana dünyayı kucakla deseler, Ben gider anneme sarılırım.

NEREDE BAŞLADI….

Allah geciktiriyorsa güzelleştiriyordur, sabret!

Ne vakit karanlık kaplasa yeri,
Başlar çocukların büyük kederi;
Bakınır, korkuyla dolu gözleri:
Ya artık bir daha olmazsa gündüz?
https://youtube.com/watch?v=b3XicTGOw00
Esrarengiz Ağustos

Oynadığın oyunları özlersin, sonra hafif bir gülümsersin ve şimdiki yaşadığın yıllarla çelişirsin, hüzünlenirsin.

Çocukluğumu özlüyorum. Yara bere içindeki dizlerimi, pamuk helva yapışmış suratımı, elma şekeri bulaşmış ağzımı, yaramazlık yaptığımda annem görmesin diye saklandığım o kapı arkasını. Oysa hayat, çoktan sobeledi beni.

Eğer arada bir çocukluk etmeyeceksen, büyümenin bir anlamı yok.

Comments are closed.