logo

Bir ömür spor

?
Düzenli olarak bisiklet sürmek uyku kalitenizi iyileştirmenize yardımcı olabilir. Özellikle uykusuzluktan muzdarip olanlar için etkilidir. Uykuyu geliştirmek için bisiklete binmenin en etkili zamanı akşamlarıdır. Sabahları bisiklet sürmek de sizi gün boyu aktif tutacak ve geceleri hızlı bir şekilde uykuya dalmanıza yardımcı olacaktır. Bisiklete sürmek yakıt yakmanızı gerektirmez. Kirliliği ve yakıt talebini azaltarak çevrenin korunmasına yardımcı olur. Birçok ülke vatandaşlarını işe veya okula gidip gelmek için bisiklete binmeye teşvik eder. Kesinlikle sağlıklı ve sürdürülebilir bir seçenek. Bazı uzmanlar, bisikletin, yemeğin kalın bağırsaktan geçme zamanını azaltmaya yardımcı olduğunu söylüyor. Kabızlık çekiyorsanız, bağırsak hareketini iyileştirmek için kesinlikle bisikletinizi düzenli olarak sürmelisiniz.
Bisiklete binmek, dikkat etmenizi, kas fonksiyonlarını koordine etmenizi ve dengeyi korumanızı gerektirir. Dahası, bisiklet kullanmak rahatlamanıza yardımcı olur bu da zihninizi temizler ve daha iyi kararlar almanızı sağlar. Bisiklete binmek aynı zamanda beynin hipokampus bölgesinde yeni hücrelerin büyümesini kolaylaştırır ve beyne ulaşan oksijen miktarını artırır. Bu da nörodejeneratif hastalıklardan korur.
Stres, size hayal edebileceğinizden daha fazla zarar verir. Kilo alımı, kanda LDL kolesterol ve trigliserit seviyelerinde artış, astım, diyabet, sindirim problemleri, erken yaşlanma, anksiyete, baş ağrısı, yüksek tansiyon, depresyon, kardiyovasküler hastalık ve Alzheimer hastalığına yol açabilir. Bisiklete binmek ise sizi zihninizi rahatsız eden sorunlardan uzak tutarak stresinizi azaltmanıza yardımcı olabilir. Açık havada bisiklet sürmek kalp ve kan damarı işlevlerini iyileştirir ve sizi daha zinde yapar. Her gün en az 30-45 dakika bisiklete binen kadınlar doğum sırasında daha az komplikasyona sahip olma eğilimindedir. Bisiklet, kemik ve kas gücünü, duruş, esneklik ve dayanıklılığı artırır, sırt kaslarının oluşturulmasına yardımcı olur. Bu nedenle, doğum sırasında herhangi bir komplikasyondan kaçınmak istiyorsanız, bisiklet sürmeniz şiddetle tavsiye edilir. Ancak, hamilelik sırasında herhangi bir egzersiz uygulamasına başlamadan önce doktorunuza danışmayı ihmal etmeyin.
Bisiklet sürerken dengede kalmak için uğraşırsınız. Bu dengeleyici hareket, duruşunuzu ve tüm vücut koordinasyonunuzu geliştirmeye yardımcı olur, üst vücut kaslarınızı güçlendirir. Duruşunuz ve yürüyüşünüz kas kuvveti, kondisyon, kilo, vb. gibi diğer faktörler tarafından da belirlenir. Bütün bu faktörler, her gün en az 30 dakika boyunca bisiklet sürmeniz durumunda düzene girer. Bisiklete binmek kanserle mücadeleye yardımcı olabilir. Hareketsiz bir yaşam tarzı sizi vücutta toksik birikimden dolayı kanser riskine sokabilir. Yapılan araştırmalar, Günde en az 30 dakika bisiklet süren kişilerin meme ve kolon kanserine yakalanma ihtimallerinin azaldığını ortaya koydu.
Kilo vermek istiyorsanız bisiklet, yapılacak en etkili egzersizlerden biridir. Bisiklet sürmek sadece kalori yakmaya değil, vücudunuzun pek çok bölgesinin çalışmasına ve sıkılaşmasına yardımcı olur. Bisiklet, aslında aerobik bir egzersiz olduğu için kalp sağlığınızı iyileştirmenize yardımcı olabilir. Kaslardaki oksijen tükenmesi kalbi daha fazla oksijenli kan sağlamaya zorlar ve böylece daha hızlı çalışmasını sağlar. Kalbinizle birlikte, bisiklet kullanmak kan damarlarınızı ve akciğerlerinizi de çalıştırarak kalp sağlığınızı artırmanıza yardımcı olur. Bu eğlenceli egzersiz kaslarınızı da güçlendirebilir. Kaslar ne kadar çok aşınır ve yıpranırsa, o kadar kuvvetlenirler. Bisiklete binmek aynı zamanda yaralanmaların daha hızlı iyileşmesini kolaylaştırır. Düzenli bisiklet kullananlar, kullanmayanlara göre daha çevik, esnek ve dayanıklı olacaktır.
Prof. Dr. Mustafa Özdoğan / Sağlık ve Mutlulukla Kalın… Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.
Düzenli bisiklet süren ve bunu bir topluluk / grupla yapanların başka vasıta kullananlara göre fiziksel sağlığın yanında ruh sağlığının daha güçlü, daha mutlu ve depresyona daha az eğilimli olduğunu destekleyen birçok çalışma vardır.

Milattan önce 400’lü yıllarda yaşayan ve tıbbın babası olarak kabul edilen Hipokrat dahi egzersizin insanın en iyi ilacı olduğunu ifade etmiştir, fakat bu bilginin zaman içinde kayboldu ve giderek daha yerleşik ve hareketsiz olduk.

T-hücreleri olarak adlandırılan bağışıklık hücrelerinin oluşumunda görev alan timus organı, normalde 20 yaşından itibaren küçülmeye başlar. Fakat, yaşlı bisikletçilerin timuslarının en az gençlerinki kadar çok sayıda T hücresi ürettiği ortaya çıkmıştır. Egzersiz, birçok diyetten ve ilaçtan daha fazla yaşam sürelerini uzatıyor.
Egzersiz ile yaşlanmanın bizi daha kırılgan ve zayıf hale getirmesi engelleyebiliriz. Bisiklet sürmenin yaşlanma etkilerini yavaşlatabileceği ve bağışıklık sistemini yenileyebileceği öne sürülmektedir. 55-79 yaşlarındaki 125 amatör bisikletçi ve düzenli egzersiz yapmayan sağlıklı yetişkinlerle karşılaştırdılar. Aging Cell dergisinde yayımlanan iki makalede özetlenen bulgulara göre; bisikletlilerin vücut yağ ve kolesterol düzeylerini ve kas kütlesi ile dayanıklılığını yaşa karşı koruduğu gösterildi. Erkeklerde görülen bir fark ise testosteron seviyelerinin yükselmesi oldu. Şaşırtıcı olan bir yanı ise bisikletin yaşlanmaya karşı etkileri bağışıklık sistemine kadar uzanmaya başlamış olmasıdır.
Aktivitelerin yaşam süresi ve kanser ilişkisine dair etkileri de göz ardı edilemeyecek önemdedir. İngiltere’de yapılan bu geniş çaplı inceleme sonuçları farklı aktiviteler ile kardiyovasküler hastalık, kanser ve tüm nedenlere bağlı ölümler arasındaki ilişkiyi araştırmak için kullanıldı. Bu aktivitelerden bisiklet ve yürüyüş ön plana çıkmıştır. Çalışma sonunda düzenli bisiklet sürmenin her türlü nedenle ölüm riskini % 40’tan daha fazla, kanser ve kalp hastalıkları riskini % 45 oranında düşürdüğü bulundu.
Fiziksel aktivite dünya genelinde azalmaktadır. Günlük hayata aktivite katmak için bisiklet kullanımı ya da yürüyüş önemle tavsiye edilmektedir. Peki aktif bir yaşam neden bu kadar önemli? Düzenli bisiklet sürerek ya da yürüyüş yaparak nasıl bir adım önde oluruz? Nisan 2017’de BMJ’de yayımlanan ve 263 bin katılımcının incelendiği bir toplum bazlı geleceğe dönük (prospektif) bir çalışamda aktif bir yaşamın, özellikle kadınlar için daha düşük kalp-damar (kardiyovasküler) hastalık riski ile ilişkili olduğu bildirildi.
Güzel bir hafta sonu diliyorum.
https://youtube.com/watch?v=LfLvCgqqJHg
Güvenli bir şekilde kayabilmek için kaskınızı çıkarmayın. Düştüğünüzde ya da biriyle çarpıştığınızda başınıza darbe almaktan korunursunuz. Ayrıca düştüğünüzde eklem yerlerinizin zarar görmemesi için koruyucu bileklik ve dizlik kullanın. Bileklikler kayak yaparken, batonlarınızı (kayak sopanızı) kullanırken, bileklerinizin ağrımasını da büyük ölçüde engeller. Rotanızı uyarı levhalarınıza göre belirleyin ve levhalara dikkat ederek kaymaya özen gösterin. Kayarken yorulduğunuzda mola verin ve kayanlara engel olmayacak şekilde oturup dinlenin. Herhangi bir yaralanma durumunda yardım isteyin ve doktora gidin. Hamileyseniz ve hamile olma ihtimaliniz varsa kaymaktan sakının. Kayarken kendinize dikkat ettiğiniz gibi diğer kayanları da tehlikeye sokmamaya özen gösterin. Kayarken bu hususlara dikkat edin, kayak keyfiniz yarıda kesilmesin.
Kayak yaparken sert rüzgarlar yüzünüze çarpar ve güneş ışınları direk olarak yüzünüze vurur. Bu yüzden yüzünüze nemlendirici krem, ultraviyole ışınlarından korunmak için güneş kremi ve dudaklarınıza dudak koruyucu krem sürün. Kar maskesi ile yüzünüzü kapatmanızda fayda var. Hem rüzgar ve güneşten büyük ölçüde yüzünüzü korumuş olursunuz, hem de yüzünüzün üşümesini engellersiniz. Kayak yaparken kar gözlüğü muhakkak kullanın. Kar gözlükleri ekstra bir aksesuar gibi düşünülebilir. Ancak göz sağlığını korumak için kullanılması son derece önemlidir. Karların üzerine yansıyan güneş ışıkları, kayak yapanların gözlerine zarar verir. Koyu renkli, fiber camlardan yapılan gözlükler ise, ışığı süzer ve görüşünüzü engellemez. Gözlük kullanmadan ilk anda kayak yaparken kar kişinin gözünü alır, belli bir süre sonra alışılsa da uzun süre gözlüksüz olarak kayak yapıldığında görmede zorlama ve göz ağrıları oluşur.
Kayak yapmayı öğrenebilmek için düşmekten korkmamak gerekir. Kayak yapmayı öğrenirken ilk nasıl düşmeniz ve düştükten sonra nasıl kalkmanız gerektiği öğretilir. Dengeniz bozulduğunda yan olarak kendinizi karların üzerine bırakmanız gerekir. Yoksa daha kötü sonuçlar ortaya çıkabilir. Sağlıklı düşmeyi öğrendikten sonra yaralanmalar yaşamazsınız. Düşmekten korkmayın. Dengenizi kaybedince düşün ve sonra kalkıp dengenizi sağlayarak kaymaya devam edin.

Kayak aynı zamanda bir denge sporudur. Kayakların üzerinde doğru şekilde durmak, düşmeden kayabilmek ve hızınızı ayarlayabilmek için vücudunuzun dengesi çok önemlidir. Kaymadan önce denge çalışmaları yapın.

Kayak yapmaya başlamadan önce vücut egzersizi yapmanız gerekir. Vücut egzersizleri ile kaslarınızı açın ve vücudunuzu ısıtın. Sakatlanmaları ve kayarken oluşabilecek krampları önlemek için ısınma hasletleri son derece önemlidir. Ayrıca kayak yapmaya karar verdikten sonra bir hafta öncesinden kaslarınızı hazırlayın. Antrenmanlı bir vücut ile kayın. Kayak refleks sporlarından bir tanesidir. Bu yüzden kayak yaparken beden ve zihin kontrolü sağlamanız gerekir. Dinlenmiş bir beden ve açık bir zihin ile kayak yapmaya çalışın.
Kayak yaparken seçeceğiniz kıyafetler sizi soğuktan korumalıdır. Rüzgarın şiddetini engelleyecek, düştüğünüz zamanlarda içinize kar suyunu çekmeyecek, sizi ıslanmaktan koruyacak ve üşümenize engel olacak kıyafetler seçmeniz gerekir. Aynı zamanda seçtiğiniz kıyafet hareketlerinizi engelleyecek derecede kalın olmamalıdır. Kayak tulumu ideal bir kıyafet seçimidir. Eğer satın alma imkanınız yoksa kayak yaparken tulum kiralaması yapabilirsiniz. Hem sizi soğuktan korur, hem hareketinizi sınırlamaz, hem de ıslanmanızı büyük ölçüde önler.
Kayak yapmaya başlamadan önce malzeme seçiminizi dikkatli yapmanız gerekir. Kendinize uygun olan kayak malzemelerini almadan önce bu konuda uzman birime danışıp, önerilerini ciddiye alın. Kayak yaparken kayak malzemelerinizi kiralıyorsanız bile dikkatli davranmanız gerekir. Ayağınızı sıkan ya da ayağınıza bol gelen kayak botu ile kayak yapmak zevkten ziyade eziyete dönüşür. Kayak seçimi yapılırken boyunuza uygun olması gerekir. Ayrıca kayak konusunda uzman olan biri ile yeni başlayan birinin kayağı aynı değildir. Bu yüzden kayak seçimi yaparken kayma seviyenizi de göz önünde bulundurmanız gerekir. Nerede ve nasıl kayacağınıza göre; dağ, pist, yarış ve tur kayakları diye kategoriler vardır. Kullanabileceğiniz ve taşıyabileceğiniz bir kayak olmasına özen gösterin. Eğer kayağınızı satın alacaksanız son bahar gelmeden hatta ilkbaharda alın. Kış yaklaştıkça kayak fiyatları artar, erken alın ki; kayak sezonunda iki misline kayak almak zorunda kalmayın.
En zevkli hobiler arasında yer alan kayak, aynı zamanda tüm kasları çalıştıran yorucu bir spordur. Eğer daha önce hiç kaymadıysanız ilk önce kayak ayakkabılarınızı nasıl giyeceğiniz, nasıl bağlayacağınız, nasıl düşeceğiniz ve kalkacağınız öğretilir. Kaymayı öğrendikten sonra daha önce neden öğrenmedim, böyle bir güzellikle neden daha önce tanışmadım diye pişmanlık hissedersiniz. Aylarca kış bir an önce gelsin diye sabırsızlıkla beklersiniz. Yüzmek için yazı beklediğiniz gibi artık kayak yapmak için de kışın gelmesini iple çekersiniz. Hatta yaz tatili yerine kış tatili tercih eden insanlara hak verirsiniz. Kayak sporunu seven yaşlı, genç hatta çocuklar kış bitmeden kayak merkezlerine akın eder. Zevkli olduğu kadar kayak malzemelerini temin etmek ve eğer şehrinizde kayak merkezi yoksa farklı şehirlere ulaşım, otel masrafları ile pahalı bir kış sporudur. Ama harcadığınız her kuruşa, kilometrelerce yol kat etmenize, düşüp kalkmalarınıza, aldığınız riske hatta vücudunuzun tutulmasına değer. Kayarken yaşadığınız heyecan, vücudunuzun salgıladığı adrenalin ve endorfin, aldığınız zevk ve yaşadığınız mutluluk muazzamdır. Kendinizi son derece özgür hissedersiniz. Soğuğu seversiniz, yüzünüze çarpan rüzgara, yakan güneşe aldırmazsınız. Yüzünüzden yaşadığınız heyecan okunur. Kaymak harika bir olay ama kayak yaparken dikkat etmeniz gereken noktalar vardır.

Dağdan kendinizi aşağıya bırakmak ve doğanın bir parçası olmak kayak sporunun belki de en güzel yanlarından biri! Kayarken çevredeki tüm güzellikleri de keşfetmek ve temiz havayı solumakla birlikte çocukların doğayla yakınlaşmaları ve doğanın değeri bilmeleri sağlanmış olur.

Kayak, büyük bir özveri ve azim gerektiren bir spordur. Bir kayakçı düştükten sonra öyle hemen vazgeçemez! Sabırla, azimle iyi bir kayakçı olma yolunda ilerlenir. Düşe kalka birşey başarmayı öğrenmek çocuklar için oldukça değerli bir durumdur. Egzersiz yapmanın ruh halini nasıl iyileştirdiğini hepimiz biliriz. Kayak da aynı şekilde, endorfin salgılanmasını arttırır ve kayan kişiye harika bir mutluluk kazandırır. İyi bir antremanın ardından gelen başarı duygusu da çocukların ruh halini iyice yükseltir.
Teleski ya da telesiyeje ilk biniş, düşmeden aşağıya ilk iniş… Bunların hepsi çocuklar için büyük birer adımdır ve hepsi onlara daha fazla gurur ve daha fazla özgüven verir. Her ne kadar bireysel bir spor olarak görünse de kayak, kendi içinde toplumsal kurallara sahip bir spor dalıdır. Birini geçerken onun alanına titiz davranarak doğru yolu belirlemek ya da düşen, yardıma ihtiyaç duyan biri için herşeyi bırakıp yardım etmek gibi detaylar, çocukların sosyalleşme yeteneklerini geliştiriyor olur. Kayak ve snowboard, kardiyovasküler sağlığı arttırma açısından oldukça etkili spor dallarıdır. Her ikisi de esnekliği ve gücü geliştirir. Dolayısıyla çocukların sağlık gelişimi için önemlidir.
Kayak yapmayı bir kez bile olsa denediyseniz, denge ve koordinasyonun nasıl sağlandığını gayet iyi bilirsiniz. Çocuklar, ayakta kalmak için çekirdek kaslarını ve kayabilmek için bacak kaslarını nasıl kullanacağınızı öğrenirken, denge ve koordinasyonunu da geliştirmiş olur. Kayak arkadaşlarla, aile bireyleriyle birlikte birlikte kayıldığında dostça bir rekabetin nasıl olacağını çocuklara öğretmiş olur. Bireysel bir spor olmasına rağmen, tüm kayakçıların birbirine saygı ve destek göstermesi çocukların karakter gelişimine oldukça önemli bir katkı sağlar.
Kayak yaparken vücudunuzun her bir yanını hisseder ve ciddi boyutta bir beden farkındalığı kazanırsınız. Bu, çocuklar için oldukça önemli bir detaydır ve çocuklar kayak sayesinde vücutlarının ayrı bölümlerinin nasıl çalıştığını ve birbirleriyle senkronize etmeyi öğrenirler. Çocuklar kayak öğrenirken kendileri hakkında çok daha fazla şey keşfederler. Yani sadece bedenlerinin farkındalığını kazanmaz, fiziksel ve zihinsel olarak güçlü ve zayıf yanlarını keşfederler.
Beden farkındalığını arttırmaktan kendilerini daha iyi tanımalarına, doğanın değerini keşfetmelerinden sosyal yeteneklerinin gelişmesine; kayak sporunun çocuğunuzun için birbirinden güzel faydaları olduğunu biliyor muydunuz?
Basketbol oynamak, oyunda geliştirdiğiniz oyun becerileri size daha fazla özgüven kazandırabilir ve saha dışında kazanabilirsiniz. Antrenörlü bir ekibin parçası olarak antrenman yapmak ve oyun oynamak, aynı zamanda her ikisi de yetişkin olarak sahip olunması gereken değerli özellikler olan öz disiplinini ve konsantrasyonunu arttırmaya yardımcı olur.
Zıplamak, koşmak, geçmek ve ateş etmek karşılık gelen kasları harekete geçirir ve böylece kasların güçlenmesini sağlar. Kas Gelişimini Destekler. Örneğin, top kullanma ve kontrol, ön kollarınızdaki bilek fleksörlerini harekete geçirir ve topun vurulması, bilek, önkol, triceps ve kuadriseps için kuvvet gerektirir. Bu ve vücuttaki diğer birçok kas, sadece oyun oynayarak daha da geliştirilebilir ve güçlendirilebilir.

Kemiklerimiz vücudumuzun çerçevesini oluşturur, iç organlarımızı korur ve kaslarımıza destek sağlar. Top oynamak, kemiklerimize güçlenmesini sağlayan mineraller sağlar. Sağlıklı kemiklere sahip olmak kırılma ve osteoporoz riskini azaltır. Buna ek olarak, genç yaşta basketbol oynamak da zıplama hareketi kemiği gerdiğinde ve kemik gelişimini desteklemeye yardımcı olduğundan daha uzun olmanıza yol açabilir.

Bağışıklık sistemi vücudun iç savunma sistemidir ve basketbol oynamak bunu güçlendirir. Güçlü ve sağlıklı bir bağışıklık sistemine sahip olmak vücudumuzu bakterilerden, virüslerden ve toksinlerden korur – bu da hastalanmamamıza neden olur.

Basketbol oynamak aerobik bir antrenmana eşdeğerdir. Mülkiyet sırasında ve diğer hareketler sırasında kortta yukarı ve aşağı koşmak, kalp pompalamasını sağlar ve kalp hastalığı riskini azaltma şansınızı azaltmak için hayati bir yoldur. Bununla birlikte, iyi yemek yemek (kolesterolü düşük yiyecekler gibi) de şansı azaltır.

İster uzun zamandır bir spor oyuncusu olun, ister arkadaşlarınızla ara sıra sokakta oynayın, Basketbol oynamak, mutlu ve sağlıklı bir yaşam üretmeye yardım edebilecek kalıcı sağlık, sosyal ve zihinsel faydalara sahiptir. Günümüzde oldukça popüler olan basketbol spor salonundan açık basket sahalarına kadar birçok alanda oynanabiliyor.




İnsanların spor yaparken problem ve dertlerini unutur ve yaptığı işe konsantre olur. Yararlı bir iş olduğu için kişi kendisiyle onur ve gurur duyar. Spor yapmak insanda güvensizlik ve boşluktan oluşan bunalımlardan kurtulmaya yardımcı olur.

Ruhsal ve sağlıklı bir vücuda sahip olan toplum, normalin üstünde fayda sağlayacaktır. Aynı zamanda hastalıklardan korunan, hasta olmayan bir toplum daha olumlu ilişki kurar. Özelikle günümüzde bu kadar eve kapanan ve hareket etmeyen insan varken sağlık ve sporun önemi daha da önemli bir hal almıştır.

Spor sayesinde duygularımızı daha sağlıklı ve rahat ifade ederiz. Toplum içersin de sağlıklı ve zinde insanların bulunması mutlu bir ülke konumuna koyacaktır. Çünkü böyle bir toplum aynı zamanda sağlıklı düşünce yapısını sahip olacaktır. Böyle sağlıklı olmak için her yaştan ve herkesin spor yapacağı alanlar, mutlaka inşa edilmelidir.

En önemlisi kasları çalıştırır ve güçlü estetik bir vücudunuz olur. Her yaş da her mekân ve zamanda spor yapılabilir. Göğüs kafesiniz genişler ve rahat nefes alıp verirsiniz. Vücudunuzun denge ve konsantrasyonu artar. Hareketsizliğin önüne geçer ve vücuttaki yağ oranı azalır. Duruş bozuklukları olan sağlık sorunlarının giderilmesine yardımcı olur. Vücudumuza yapılan egzersizler, dayanıklı bir yapıya sahip olmanıza yardımcı olur.

Yaşam boyu sağlığı korumak için spor zorunluluk haline geldi. Bilimsel veriler insan aşırı hareketsiz kaldığı zaman gücünü kaybettiğini kanıtlanmıştır. Bu bedensel hareketsizlik kalp, damar hastalıklarına ve çeşitli bedensel hastalıklara sebep olduğu bilinmektedir.

Günümüzde egzersiz yaparak formunu korumaya çalışan pek çok kişi vardır. Daha sağlıklı bir yaşam biçimi, dengeli beslenme ve spor yaparak mümkün olur. Spor yaparken illa yarışmaya katılmaktan bahsetmiyorum. Sağlığı korumak için spor yapmalıyız. Gelişmiş ülkelerde her insan sağlığını korumak için spor yapmaktadır. Kentleşmeden dolayı insanlar hareketsiz hale geldi.

Spor ve sağlık birbirini dengeleyen faaliyetlerdir. Bir insanın spor yapması sağlıklı kalmasını kolaylaştırır. Düzenli spor yapmak, doku, organ ve sistemlerin işleyişini kolaylaştırmaktadır.Düzenli spor yapmak için insanların planlı hareket etmesi gerekir. Vücudun işleyişinin devamlılığı, zindelik için spor yapmak gerekir. Spor faaliyetlerini okulda, evde, iş yerinde özel alanlarda yapmak mümkündür.

Sağlıklı bir yaşam sürmek için yapmamız gerekenlerin başında spor yapmak gelir. Spor sayesinde kalp rahatsızlığı riskimiz azalır. Bunun yanında, kaslarımız güçlenir, fiziksel performansımız artar. Çeşitli hastalıklara karşı dirençli olmamızı sağlar. Bu nedenle sağlıklı yaşam için spor yapmak gerekir.

İnsanlar sağlıklı yaşayarak hayatlarına devam etmek zorundadır. sağlığı korumak için beslenme alışkanlıkları ve spor alışkanlığı öne çıkmaktadır. Spor yapmak ile sağlıklı olmak arasında doğru orantılı bir ilişki bulunmaktadır. Dengeli beslenmek kadar düzenli spor yapmak da sağlığın korunması için gereklidir.


dataförlust :((



Spor sağlığınızın değerini anlamanıza yardımcı olur. Yaşam kalitenizi arttırmanıza ve geliştirmenize yardımcı olur.
Fiziksel performansınızı geliştirir. Kalp rahatsızlığı riskini azaltır. / Maksimum oksijen kapasitenizi arttırır. Yüksek tansiyon riskini veya ilerlemesini azaltır.
Yüksek tansiyonu olanların, tansiyonu kontrol altında tutmasına yardımcı olur. Kandaki Triglycerid seviyesinin azaltır. / Kandaki iyi kolestrolu (HDL) artırır. Dinlenme kalp atımını düşürür.
Kalp – damar dolaşımını geliştirir. Anaerobik eşiği arttırır, bu da çabuk yorulmayı ve dolayısıyla kanda laktik asit birikiminin erken oluşmasını engeller.
Kalp rezervini artırır. Kalbinizin bir atımda vücuda pompaladığı kan miktarını artırır. / Vücut ısınızı soğutma için, deri yüzeyine gerekli kan akış kabiliyetini artırır. Akciğer kapasitenizi arttırarak, oksijenin akciğerlerden kana geçebilme kabiliyetini arttırır.
Kalp krizi geçirdikten sonra, hayatta kalma şansınızı arttırır. Koronerde kan pıhtılaşma hassasiyetini düşürür.
Kandaki yoğunlaşmayı azaltır Kalbinizin daha verimli pompalama işlevini yapmasını sağlar. / Kanınızın kan plazma hacmini genişletir. Orta seviyeli egzersizler sırasında, kalp atım sayısını düşürür. / Anormal nabız atım incinmelerini azaltır. Kaslarınızın kandan oksijen çıkarma kabiliyetini artırır.
Çarpıntı riskini azaltır. Çok çeşitli sebeplere bağlı baş ağrılarından kurtulmanızı sağlar. Hamilelikte karşılaşılan birçok rahatsızlıklardan (ör. kabızlık, belağrısı, mide ekşimesi gibi) kurtulmanızı sağlar. / Sıcaklığa karşı tahammülünüzü artırır. Endişe ve kuruntularınızı azaltır. Streslerden korunmaya ve kurtulmaya yardımcı olur.

Vücudun üst solunum yolları enfeksiyonuna karşı direncini artırır. Şeker hastalığınızın gelişme riskini azaltır. Şeker toleransınızın gelişmesini sağlar.

Prostat kanserinin gelişme riskini azaltır. Sigarayı bırakmanıza yardımcı olur. Bağırsak kanserinin gelişme riskini azaltır.

Göğüs kanserinin gelişme riskini azaltır. Eklem rahatsızlıklarından dolayı, eklemlerin bozulma oranını yavaşlatır. Kan şekerinin kontrol altında tutulması için gerekli insulin miktarının düşürülmesine yardımcı olur. / Yüksek tansiyona bağlı ciddi komplikasyonlara maruz kalma oranını azaltır. Yaralanmalara karşı korunmayı sağlar. Eklemlerdeki kıkırdak dokunun yoğunluğunu arttırır. / Stresle başa çıkmanıza yardımcı olur. Bağışıklık sisteminizin iyi şekilde çalışmasını geliştirir. Kabızlıktan kurtulmanıza yardımcı olur. Depresyonun hafifletilmesine ve atlatılmasına yardımcı olur.

Soğuk ortamlara çabuk adapte olma kabiliyetinizi artırır. Bel ağrılarının hafiflemesine ve kurtulmanıza yardımcı olur. Bel ağrılarından doğan sıkıntıların azalmasını sağlar.
İnsuline karşı,doku duyarlılığını artırarak, kan şekerinin daha iyi kontrol edilmesine yardımcı olur. Yüksek tansiyonu kontrol için alınan ilaçların, yan etkilerine karşı koymaya yardımcı olur. Eklem esnekliğini korur ve gelişmesine yardımcı olur. Eğer yüksek tansiyonunuz varsa, bunu kontrol etmek için aldığınız ilaç ihtiyacını 20 – 30 % azaltır. Kemik erimesi hastalığı riskinin gelişmesini azaltır. Zihinsel uyanıklılığınızı artırır.
Yaşa bağlı olarak oluşan kemik bozulmalarının yavaşlamasına yardımcı olur. Endometriyoya karşı riski azaltır. Eklem rahatsızlıklarından doğan acılara karşı koyma toleransınızın artmasını sağlar.
Kilonuzu korumanıza veya kilo kaybetmenize yardımcı olur. Sadece diyet yaparak değil. Yaratıcılık gücünüzün artmasına yardımcı olur. Yağsız vücut dokularınızın korunmasına yardımcı olur.
Yüksek oranda gıda tüketmenizi sağlar, fakat buna rağmen, kalori dengenizin aynı kalmasına yardımcı olur. Ağır ilerleyen şişmanlığa karşı korur. Denge ve koordinasyonunuzun gelişmesine yardımcı olur.
İştahınızın kısa süreli etkilerle azaltılmasına yardımcı olur. Ani kabarmaların üstesinden gelmeye yardımcı olur. Yaşlı bireylerdeki kısa süreli belleklerin gelişmesine yardımcı olur.
Adet kanamalarından doğan belirtilerin hafiflemesine yardımcı olur. Genel ruhsal durumunuzun gelişmesini sağlar. Kolay ve iyi uyumanıza yardımcı olur.
Kilo kaybına, özellikle vücuttaki yağdan kaybetmenize yardımcı olur. Kemiklerinizin kırılmalara karşı direncini ve yoğunluğunu artırır. Dinlenme durumundaki metabolik seviyeyi korumanıza yardımcı olur. Kassal güç seviyenizi arttırır. Kassal dayanıklılık seviyenizi artırır. Egzersizden sonra çabuk toparlanabilme kabiliyetinizi artırır. Uygun kas dengenizi korumanıza yardımcı olur. Özel hayatınızın istenen doyumda ve düzeyde artmasını sağlar.
Vücudunuzun dik durmasının gelişmesini sağlar. Egzersiz sırasında vücudun enerji elde etmede yağ kullanabilme kabiliyetini arttırır. Solunum sistemindeki kasların gücünün ve dayanıklılığın artmasını sağlar. İyi bir fiziksel görünüş sağlar. Kendinize olan güven duygunuzu arttırır. Rahat olmanıza yardımcı olur. Kısa süreli bilgileri hafızanızda tutma kabiliyetini geliştirir.
İşveriminizi arttırır. Bol enerji verir. Günlük hayatınızda acil durumlarda ihtiyacınız olan enerjiyi sağlar ve sonradan ihtiyaç olabilecek daha fazla enerjinizi korumanıza yardımcı olur. Hastalıklara bağlı olarak iş günü kaybınızı azaltır. Bağımsız hayat tarzını korumanıza yardımcı olur.
Yeni insanlarla karşılaşmanıza ve yeni arkadaşlar edinmenize yardımcı olur. Fiziksel zindeliğinizi geliştirerek, hayata daha yaratıcı olarak adapte olmanızı sağlar.

Aktiviteler, kemiklerin güç depolamasına ve orta şiddetli egzersizler sırasında daha fazla baskı yaparak hem daha çok güç depolamasına hem de kemik yoğunluğunun artmasını yardımcı olur. Egzersiz, bağ ve bağ dokularını kuvvetlendirerek, yaşa bağlı olarak oluşabilecek sakatlıkları azaltır.
Önceden hareketsiz bir yaşam tarzına sahip kişilerin, yorgunluğa karşı direncini artırır ve dinçlik hissinin oluşmasını sağlar.
Kalp hastaları bile, kalp ve solunum sistemlerini çalıştırıcı egzersizler yaparak, hastalığının üstesinden gelmek için gayret sarf ederek, korkularından kurtulmalarına ve normal yaşamlarına dönmelerine yardımcı olur.
Spor yapmak, sıkıntılarınızın azalmasına, eğlenme ve neşelenmenize, kısaca hayattan zevk almanıza yardımcı olur.

Sağlıklı yaşamın önemli adımlarından biri de spordur. İster bir fitness salonunda yapın, ister eve aldığınız aletleri kullanın, ister yüzün, ister pilates yapın, isterseniz sadece yürüyün. Yeter ki düzenli ve aktif hareketi hayatınıza alın ve bir yerden başlayın. Öncelikle bilinmelidir ki sporu zayıflamak için yapıyorsanız ve zaten spor yapıyorum istediğim gibi yiyebilirim diye düşünüyorsanız hedefe ulaşmanız epeyce zordur. Sağlıklı kilo vermenin anahtarı beslenmenizden geçer spor ise sadece destekler.
Spora başlayan ve özellikle vücut gelişimi yapmak isteyen bireyler hayatlarından karbonhidratı tamamen çıkarıp, sadece protein yüklü bir beslenmeye başlıyor ve yazımın ilerleyen bölümlerinde ele alacağım protein tozlarını hemen hayatlarına katıyor. Bu uygulama kesinlikle yanlıştır. Çünkü en iyi sonucu almak için karbonhidratlar ve proteinleri kombine kullanmalısınız. Karbonhidratlar spor yapma esnasında kaslarda enerji olarak kullanılır, yetersiz karbonhidrat alımı spor sırasında yorulmanızı, yaşam kalitenizin düşmesini sağlar ve en önemlisi kaslarınızı doğru geliştirmenizi engeller.
Sporu Hangi Saatte Yapmalıyım? Bu sorunun cevabı tamamen sizin tercihinize ve hayat tarzınıza göre cevaplanmalıdır. Önemli olan egzersiz saatinize göre planlanmış doğru beslenmedir. Yine de bazı çalışmalar sabah kahvaltıdan 1 1.5 saat sonra yapılan egzersizin en iyi sonucu ortaya çıkardığını söylese de bazı çalışmalar akşam saatlerinde yavaşlayan metabolizmayı spor ile hızlandırma etkisini düşünerek akşam saatlerini öneriyor.
Spor yapmadan 2-3 saat öncesinde bir ana öğün mutlaka tüketin. Ana öğününüz; et grubu( et, tavuk, balık, peynir, yumurta) + ekmek grubu ( pilav, makarna, ekmek, patates) + az yağlı salata içersin. Kahvaltıdan sonra spor yapıyorsanız 1.5 saat yeterlidir. Sporu aç karına yapmamalısınız. Ancak uyanır uyanmaz önce spor ardından kahvaltı yapma şansınız var ise spor öncesi yoğurt ve kuru meyveden oluşan bir öğünü kullanabilir ardından sporunuzu tamamlayıp kahvaltınızı yapabilirsiniz.


Yürüme, koşma, sıçrama, yüzme, bisiklete binme, çömelme-kalkma, kol ve bacak hareketleri, baş ve gövde hareketleri gibi temel vücut hareketlerinin tümünü ya da bir kısmını içeren çeşitli spor dalları, dans, oyun ve gün içerisindeki aktiviteler fiziksel aktivite olarak kabul edilebilirler.
Aerobik egzersiz: Vücut ağırlığı ile yapılan ve süreklilik addeden egzersizlerdir. Kalp ve akciğerleri kuvvetlendirir. Bolca oksijen kullanır ve kalori yaktırır. (Örneğin: yürüyüş, bisiklet, yüzme, tenis)
Dirençli ve ağırlıklı kuvvetlendirme egzersizleri: Bacaklar, kollar, göğüs ve karın bölgesine ait geniş kas gruplarının çalıştıran aktivitelerdir. Bu tip egzersizler kaldırma, hareket ettirme ve taşımaya yönelik kaslarınızı geliştirir, vücudunuzdaki kas yüzdesini artırır. (Örneğin: çocuk taşıma, serbest ağırlıklar kullanma, ağırlık aletleri)
Denge ve germe egzersizleri: Uzanma, germe, eğilmeye yönelik eklemlerin hareketlerini arttırıran egzersizlerdir. Bu egzersizler, kas boyunu uzatır, kas gerginliğini azaltır ve yaralanmaları önler. Daha az kalori yaktırırlar. (Örneğin: yoga, hafif germe vb)
Sporun birçok kaynakta birbirini tamamlayan tanımı olmakla beraber tüm tanımlamalarda ortak noktalar şunlardır: Spor, fiziksel,zihinsel,bilişsel ve sosyal gelişimi amaçlayan, oyun yada yarışma formunda olan, kurallı yada kuralsız, ferdi yada takım halinde yapılan etkinliklerin tümüne denebilir.
Spor, stresi azaltır, psikolojik rahatlama sağlar.
Spor toplumsal dayanışma ve bütünleşmeyi sağlar.
Spor toplumlar arası iletişimin kurulmasını ve ülkelerin birbirlerine yakınlaşmasını sağlar.
Spor, insanın kötü alışkanlıklara yönelmesini engeller.

Yüzme, vücudun kol ve ayak salınımlarını kullanarak suyun üstünde ya da altında ilerlemesidir. Yüzyıllardır spor amaçlı gerçekleştirilen yüzme eylemi ile, vücudumuzda bulunan bütün kasları çalıştırırken, normalden 1.5 kat fazla kalori harcarız.
Öncelikle her spor dalında olduğu gibi, yüzme esnasında da salgılanan endorfin hormonu vücuda mutluluk verir. Sinir sistemini güçlendirir ve gerginliği azaltır. Ayrıca solunumu düzenli hale getirmek için de yüzmek çok önemlidir. Kalp ve damar sağlığı ile kas ve iskelet sistemine de büyük faydası olan yüzme sporu, lenf sistemini 2 kat hızlı çalıştırdırdığından, vücuttan zararlı toksinlerinde hızla atılmasına yardımcı olur.
Yüzme, sadece spor yapmak ve zinde kalmak için değil; dinlenme, tedavi ve rehabilitasyon amaçlı da başvurulan spor dallarının başında gelir. Yüzmenin; kas zayıflığı, enfaktüs, kol ve bacaklardaki kırık çıkıkların iyileştirilmesi, koordinasyon bozukluğu, bel ve boyun fıtığı, duruş bozuklukları, kan dolaşımı yetersizliği, kısmi felç gibi rahatsızlıklara olumlu etkisi çok büyüktür.
At binmek neredeyse insanlık tarihi kadar eskidir. İnsanlar atları evcilleştirdiğinden beri onlarla binlerce km yol kat etmişler, savaşmışlar, çağlar değiştirmişler ve belki de hepsinden öte en büyük dostlar olmuşlardır. Atların dostluğu ile ilgili pek çok efsane ve aynı zamanda hikayeler vardır. Şüphesiz ki bu gün artık hayati önemi olan bir ihtiyacımız olarak atları kullanmıyoruz. Araçlarımız onların yerini aldı. Ancak insanlar ve atlar arasındaki dostluk ve tutku hala devam etmekte. Bu nedenle pek çok insan hala at biniyor ve bunu merak ediyor. Eğer ki at binmek istiyorsanız size en yakın atlı spor kulübüne gidin.

Günümüzde giderek popülerleşen, son derece faydalı ve eğlenceli bir spor dalı olan binicilik insanlara hayatının pek çok evresinde yardımcı olur. At binme sporu kişinin hem kalp damar, hem kas gelişimini sağlar. Üstelik her yaştaki insanın rahatça başlayabileceği bir spordur.

Düzenli bir şekilde binicilik sporunu yapan kişi duruşunu düzeltir, denge ve koordinasyonu gerçekleştirir.
Binicilik yapan herkes size aynı şeyi söyleyecektir; atın üzerinde olmak ve özgürce koşmak insana tarif edilemez bir mutluluk verir.

Temiz havada olmak kişinin, modern yaşamda sıklıkla etkisi altında olduğu stresini alır ve bu da kişiyi daha pozitif, neşeli ve mutlu biri haline getirir.
Atların bir diğer faydası ise engelli kişiler üzerindedir. Pek çok zihinsel ya da fiziksel engelli kişi atlarla terapi görerek çok daha kaliteli yaşam koşullarına sahip olmaktadırlar.
Ve tabi en önemli faydası ise hayatınızda sizi karşılıksız seven kocaman bir dost kazanırsınız.

Okçuluğun ortaya çıkışı insanoğlunun avlanma ve savaşma ihtiyacına bağlı olarak tarihin ilk çağlarında gerçekleşmiştir. Bu yönüyle okçuluğu insanlığın ortak geleneklerinden biri saymak mümkündür. Çünkü yapılan çalışmalar üzerinde insan faaliyeti olan tüm kıtalarda okçuluğun izlerine rastlandığını göstermektedir.

Okçuluğun bir spor olarak ortaya çıktığı zamanlardan beri kurallarında bazı değişiklikler görülmüştür. Bunlardan en ilginci 1900 Yaz Olimpiyatları’nda hedef olarak canlı güvercinlerin kullanılmasıdır:(

Günümüzde ise okçuluk kuralları yerli yerine oturmuş olimpik bir spor salıdır. Okçuluk sporunda karşılaşmalar atış çizgisinden başlatılmaktadır. Sporcular atış çizgisinden çeşitli mesafelerdeki sarı, kırmızı, mavi ve siyah renklerle iç içe tasarlanmış hedefi vurarak en yüksek puanı almak amacı ile mücadele ederler. Olimpiyat oyunlarında hedef ve atış çizgisi arasındaki mesafe 70 metredir.

Heyecanlı ve eğlenceli bir spor dalı olan masa tenisi yararları bakımından da dikkat çekiyor. Masa tenisi düzenli oynandığında fiziksel ve zihinsel gelişime olumlu katkılar sağlıyor. Ayrıca masa tenisinde sakatlanma olasılığı diğer sporlara göre çok daha düşük.
Her yaş gurubundan düzenli olarak masa tenisi oynayanların omuz, kol, el kasları güçleniyor. Bacaklar sürekli belirli bir açıda durduğu için arka bacak kasları da gelişiyor, sıkılaşıyor. Kasların doğal yollarla ve komple çalışmasını sağlayan masa tenisini oynarken vücudun hem üst hem de alt bölgesi sürekli olarak hareket ediyor. Denge, güç ve esneklik gereksinimi dolayısıyla kasların yanı sıra eklemler de oyun boyunca çalışır vaziyette oluyor ve güç kazanıyor. Ter bezleri yoğun çalışıyor ve bu da toksinlerin vücuttan atılmasına yardımcı oluyor. Spor esnasında yüksek efor harcamak, akciğerlerin çalışma kapasitelerini artırıyor. Çok sayıda motor beceriyi aynı anda geliştiren masa tenisi, sporcuların diğer spor dallarına olan yatkınlıklarını da artırıyor. Aynı zamanda masa tenisi eğlenirken kalori harcamanın da en ideal yollarından biri. Başlangıç seviyesindeki masa tenisi oyuncuları bir saatte 200-350 kalori harcarken bu rakam deneyimli oyuncularda saatte 500 kaloriye kadar çıkabiliyor.

Masa tenisi, sadece kasları, eklemleri güçlendiren, kalori harcamaya yardımcı olan ve fiziksel zindelik sağlayan bir spor değil. Zihinsel açıdan da ‌hatrı sayılır katkıları var. Zihin açıklığını ve konsantrasyonu artıran masa tenisi, ‌el-göz koordinasyonunu güçlendiriyor. Bu eğlenceli sporun doğasında hız, kontrol ve sistematik olma yatıyor.
Masa tenisi topunun belli bir hızda ilerlemesini hesaplama, topa raketin hangi bölgesi ile vurulacağına karar verme, ‌el-kol-bilek duruşunun ne şekilde olacağını topun geliş hızı ve yönüne göre belirleme gibi incelikleri var masa tenisinin.
Tüm bunlar üzerine hızlı biçimde düşünme ve vücudu buna göre harekete geçirme mecburiyeti, oyuncunun hızlı karar verme yetisini ve reflekslerini güçlendiriyor. Hızlı karar verme ve güçlü reflekslere sahip olma becerileri sosyal yaşantıda da kişiye büyük fayda sağlıyor. Masa tenisi faydaları arasında analitik düşünme yetisinin gelişimini de saymak mümkün. Masa tenisi oynayan kişilerde bu yetiyle birlikte olaylara ve durumlara karşı verilen reaksiyonlar daha hızlı ve daha sağlıklı hale geliyor. Masa tenisinin zihinsel faydaları bunlarla da sınırlı değil. Beynin hafıza ve yön bulmada önemli rolü olan ‌hipokampus isimli bölgesini düzenli olarak uyaran masa tenisinin unutkanlıkla başa çıkmakta faydalı olduğu biliniyor. Hatta ‌Alzheimer ve ‌demans hastalarına terapi niyetine masa tenisi oynamaları dahi öneriliyor. Tüm bunlara ek olarak masa tenisi birden fazla oyuncuyla oynanan bir spor olduğu için sosyalleşmeye de katkı sağlıyor.

Comments are closed.