ÖN SÖZ
İnsanı Okumak: Yaralar, Hakikat ve İçsel Yolculuk
İnsan… Kendini en çok tanımaya çalışan ama en çok kendine yabancı kalan varlık. Bu eser; modern insanın görünmeyen kırılmalarını, içsel boşluklarını, hakikat arayışını ve ruhsal yalnızlığını anlamaya çalışan düşünsel bir yolculuktur. Burada yalnızca psikoloji yok… Yalnızca felsefe de yok… Tasavvufun derinliği, insanın iç dünyası ve çağın ruhsal krizleri aynı metinlerde buluşuyor. Çünkü insan sadece etten ve kemikten ibaret değildir. İnsan; anlam arayan, yaralanan, düşünen, özleyen, korkan ve hakikatin peşinde yürüyen bir varlıktır.
Bu sayfada;
- insanın kendini kandırışı,
- modern çağın oluşturduğu manevi boşluk,
- mutluluk arayışının çıkmazları,
- ölüm bilinci,
- yalnızlık,
- öğrenilmiş çaresizlik,
- bilgi ve hikmet arasındaki fark,
- yaralar,
- merhamet,
- adalet,
- niyet,
- hakikat,
- tekrarlar içinde kaybolan insan
gibi meseleler yalnızca teorik olarak değil; varoluşsal bir sorgulama içinde ele alınmaktadır. Her bölüm, insanın kendi içine bakabilmesi için yazıldı. Çünkü insan bazen başka hayatları okuyarak kendi hakikatini fark eder. Ve bazen bir cümle, insanın yıllardır susturduğu tarafını uyandırabilir. Bu eser, kesin cevaplar vermek için değil; insanı yeniden düşünmeye çağırmak için kaleme alındı. Çünkü hakikat çoğu zaman bağırmaz… Sessizce bekler. Belki de insanın en büyük yolculuğu, dünyayı değil kendisini anlamaya çalışmasıdır. Ve belki de bütün mesele şudur:
İnsan, kendi içindeki perdeyi kaldırabildiği kadar hakikate yaklaşır. — Uckun Kaan



