logo

Mutluluk paylaştıkça çoğalan tek şeydir.

VEDA 10.06.2022
Seyahat etmek kendinizle ve içinizdeki en derin duygularla bağlantı kurmanızı sağlar. Rutin çevrenizden kurtulduğunuzda normalde arka planda tuttuğunuz duygu ve düşüncelerinizin ortaya çıkması, yine aynı arka planın etkisiyle, kolaylaşır. Bir şekilde kendinizi, sizi bastırma eğiliminde olan tüm günlük bahanelerden ve etkenlerden sıyrılmış olarak görebilirsiniz. Stresli bir günlük yaşantının penceresinden hayatınıza bakmakla, çıktığınız bir seyahatin yarattığı boşluğun penceresinden hayata bakmak, çok farklıdır. Bu yüzden seyahat etmek sizi iyi bir insana dönüştürür. Sizi yeniler, canlandırır ve hayatınızı renkli ve büyülü bir hale getirmenizi mümkün kılar. Seyahat etmenin sizi alıp bir yere götüreceğinden hiç şüphe etmeyin.

Ayrıca yılda en az iki kez seyahat eden insanların depresyon riskinin seyahat etmeyen insanlara göre daha az olduğu kanıtlanmıştır. Gerçekten de seyahat etmek, üzüntünün panzehridir çünkü öyle ya da böyle bir şekilde her şeye farklı gözle bakabilmenizi sağlar. Gerçeklere ve kendinize bakış açınızı tazeleyen yenileyici bir banyo gibidir.

Seyahat etmek, sizi zenginleştiren deneyimler edinmenizi sağlar. Ünlü bir sözde dendiği gibi, “Faşizmin üstesinden okuyarak, anlayışsızlığın üstesindense seyahat ederek gelinir.” Özellikle sizin kültürünüzden çok farklı bir kültüre sahip olan bir yere gitmeyi tercih ederseniz ya da günlük rutininizin tam tersi olan şeyler yapmanızı gerektirecek bir destinasyon seçerseniz, yaşadığınız deneyim pek çok ön yargınızdan kurtulmanızı sağlayacak. Farklılıklara dikey bir düzlemden değil yatay bir düzlemden bakmamız gerektiğini anlamak zorundasınız: hiçbir kültür daha iyi ya da daha kötü değildir, sadece farklıdır.

Yeni ortamlar, belirsizliklerle dolu olduğu için, seyahat etmek sizi öngörmesi zor yeni durumların içine sokacaktır. Bu bilinmezlik, anksiyete sebebi olabilir ancak daha çok heyecan duymanıza sebep olacak, maceradaymışsınız hissi yaratacaktır. Seyahat etmek için doğmuş olanların bu adrenaline ihtiyacı vardır; akıllarına estikçe seyahat edenler bu duyguların onlara hayatta olmanın ne kadar güzel olduğunu hatırlattığını bilir. Seyahat ettiğinizde, konfor alanınızın dışına çıkarsınız. Hayatınızın ve dünyanızın ufuklarını genişletmeye karar verirsiniz. Ama en güzeli, bazen, farkında bile olmadan, entellektüel kapasitenizi harekete geçiriyor olmanızdır. Bu, sizi daha yaratıcı biri yapar, sosyal ve duygusal becerilerinizin gelişmesine yardımcı olur.

Bir seyahatin keyfinin üç kez yaşandığı söylenir: seyahati planladığınızda, onu gerçekleştirdiğinizde ve onu hatırladığınızda. Bu üç aşama için de büyük miktarda yaratıcılık şarttır. Hatta yaratıcılık, nereye seyahat etmek istediğinize karar verdiğiniz andan itibaren gereklidir. Nelerden hoşlandığınızın, ne aradığınızın ve hangi destinasyonda sizi neyin beklendiğinin bilincinde olmak zorundasınız.

Bir yolculuğa çıktığınızda, öyle ya da böyle, yaratıcılığınız kendini göstermeli. Daha önce görmediğiniz, alışık olmadığınız ya da en azından sizin için sıradan olmayan yerlere gidersiniz. Pek çok şeye adapte olmanız gerektiğini anlarsınız: geleneklere, göreneklere, yemeklere, alışkanlıklara, nasıl gezileceğine vs. Daha da önemlisi eğer uzak bir yere gitmişseniz farklı bir dile ve farklı sosyal etkileşim yollarına da ayak uydurmanız şarttır. Seyahatinizi hatırladığınızda, yaşadığınız anıları en iyi şekilde gözünüzde canlandırıp onlara anlam kazandıracaksınız. Yaşadığınız deneyimin en iyi yönlerini seçip onları tekrardan yaşayacaksınız. Başınızdan gelip geçen şeyleri yorumlayacaksınız.

Tüm bu süreçlere, birlikte baktığınızda, karmaşık entellektüel aktivitelere eşdeğer olduklarını görebilirsiniz. Neredeyse bir kitap yazmak gibidir. Ya da çizim yapmaya, değerlendirmeye ve bir projeyi hayata geçirmeye benzer. Entellektüel ve kreatif becerilerinizin pek çoğu seyahat sürecine dahil olur. Bunlardan dolayı, bir seyahate çıktıktan sonra, asla aynı kişi değilsinizdir. Yaşadığınız deneyim oldukça yoğun ve canlandırıcıdır, işte tam olarak bu yüzden çok eğlenceli olabilir.

Seyahat etmek; rutinin dışına çıkmanın, keşfetmenin, yeni yerler görmenin, sürprizler yaşamanın heyecanının verdiği güzel hisleri tatmak için iyi bir yoldur. Eskiden, bir yere seyahat etmek hayatınızı değiştirmek anlamına gelirdi. Yolculuğa harcanan uzun zaman nedeniyle, gittiğiniz yerde aylarca hatta yıllarca kalırdınız. Ancak şimdi her şey çok farklı. Hatta, dünyanın herhangi bir yerine iki günden az sürede seyahat edebilirsiniz, eğer bağlantılar konusunda şanslıysanız bir günden az bile sürebilir. Seyahat ederek, bakış açınızı değiştirirsiniz ve yenilenmiş hissedersiniz. Rutin hayatınızın dışına çıkmanız için bir davettir. Tekrara düşmekten ve alışkanlıklardan uyuşmuş olan parçalarınızı canlandırmanız için iyi bir fırsattır. Karşılaşacağınız yeni zorluklar nedeniyle normalde kullandığınız becerilerinizden başka becerilere başvurmanız gerekir.

Bilerek olabileceğinden daha az olmayı planlıyorsan, seni hayatının geri kalanında mutsuz olacağın konusunda uyarıyorum. Abraham Maslow

Yaratıcı olmak istiyorsanız, çocukları yetişkin toplumu tarafından deforme olmadan önce karakterize eden yaratıcılık ve icatla, kısmen bir çocuk olarak kalın. Jean Piaget
Muhtemelen en büyük iç görü… mutluluğun sadece bir yer değil, aynı zamanda bir süreç olduğudur. Mutluluk, devam eden yeni zorluklarla dolu bir süreçtir ve mutlu olmaya devam etmek için doğru tutumları ve faaliyetleri gerektirir. Ed Diener
Mutlu insanlar için zaman ‘dolu ve planlı’dır. Mutsuz insanlar için zaman doldurulmaz, açık ve taahhütsüzdür; şeyleri ertelerler ve verimsizdirler. Michael Argyle
Mutluluk bizim bulmamız için orada değil. Bizim orada olmamasının nedeni, içimizde olmasıdır. Sonja Lyubomirsky
Birbirine bağlılık olmadan hayat hiçbir anlam ifade etmez. Birbirimize ihtiyacımız var ve bunu ne kadar çabuk öğrenirsek, hepimiz için o kadar iyi. Erik Erikson
Mutlu bir hayat bile bir ölçü karanlık olmadan olamaz ve hüzünle dengelenmeseydi mutlu kelimesi anlamını kaybederdi. Carl G.Jung
Gerçek şu ki, kötü şeyler bizi beklediğimiz kadar derinden etkilemez. Bu iyi şeyler için de geçerli. İkisine de çok çabuk adapte oluyoruz. Daniel Gilbert
Her zaman pozitif olmak zorunda değilsiniz. Üzgün, kızgın, sinirli, sinirli, korkmuş ve endişeli hissetmek tamamen normaldir. Duygulara sahip olmak sizi olumsuz bir insan yapmaz. Seni insan yapar.  Lori Deschene

Sahip olduklarınla ​​yetin. İşlerin nasıl olduğuna sevinin. Eksik hiçbir şeyin olmadığını anladığında bütün dünya sana ait. Lao Tzu

Acınızı anlıyorum. İnan bana, yaparım. İnsanların hayatlarının en karanlık anlarından mutlu ve tatmin edici bir hayat yaşamaya gittiklerini gördüm . Sende yapabilirsin. Sana inanıyorum. Sen bir yük değilsin. Asla yük olmayacaksın. Sophie Turner
Ruh sağlığı sorunları kim olduğunuzu tanımlamaz. Onlar deneyimlediğiniz bir şeydir. Yağmurda yürüyorsun ve yağmuru hissediyorsun ama sen yağmur değilsin. Matt Haig

Şu andaki koşullarınız nereye gidebileceğinizi belirlemiyor; onlar sadece nereden başlayacağınızı belirler. Nido Qubein

Uçamıyorsan, koş. Koşamıyorsan, yürü. Yürüyemiyorsan emekle ama ne olursa olsun hareket etmeye devam et. Martin Luther King, Jr

Ruh sağlığı… bir varış noktası değil, bir süreçtir. Nereye gittiğin değil, nasıl sürdüğünle ilgili. Noam Shpancer
Başarı düzeyine veya besin zincirindeki yerine rağmen herkes [akıl hastalığından] etkilenebilir. Aslında, Amerikalı yetişkinlerin yaklaşık %20’si yaşamları boyunca bir tür akıl hastalığıyla karşı karşıya kaldığından, bununla mücadele eden birini tanımanız için iyi bir şans var . Peki neden bundan bahsetmiyoruz? Kristen Bell

Derin nefes alma, sinir sistemimizin sevgi dilidir. Dr. Lauren Fogel Mersy

“Zor” ülkelerde doğup büyümüş insanlar doğal olarak yurt dışında yaşamaya daha hızlı ayak uydurabiliyorlar. Bu insanların sosyal norm anlayışları oldukça güçlü olduğu için yeni normlara uyum sağlamakta zorlanmıyorlar. Nasıl bir ülkede doğduğunuzun önemi yok. Çalışmalar gösteriyor ki kültürel anlamda dar bir ülkede yetişmek diğer kültürlere adapte olmayı zorlaştırıyor. Bu zorluğun nedenlerini şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Kabul edilme ihtiyacı.
  • Üstüne düşeni yapma ve diğerleriyle ortaklaşa bir şeyler yapma ihtiyacı.
  • Ayrıcalık yapılmaması beklentisi.
  • Kurallara karşı gelmeyi reddetme.

Geeraert’in ekibi uluslararası değişim programlarına katılan 889 gönüllü ile birlikte çalıştı. Hepsi evlerinden uzak bir ülkede 18 ay boyunca farklı ailelerle yaşayan lise öğrencileriydi. Bu öğrenciler bulundukları yerlerdeki okullarda eğitim gördüler. Öğrencilerden sosyokültürel uyum süreçlerini ölçen anketler doldurmaları istendi. Ayrıca iyi hissedip hissetmediklerine dair psikolojik adaptasyonlarının ölçüldüğü bir değerlendirme daha yapıldı. Anketlerde 6 karakter özelliği sorgulandı:

  1. Deneyime açık olmak
  2. Alçak gönüllülük ve dürüstlük
  3. Kibarlık
  4. Duygusallık
  5. Bilinç
  6. Dışa dönüklük

Çalışmaya toplamda 23 ülkeden vatandaşlar katıldı. Hindistan, Malezya, Japonya ve Çin gibi bazı ülkeler “zor” ülkeler kategorisinde değerlendirildi. “Esnek” ülkeler kategorisinde ise Brezilya, Macaristan, Yeni Zelanda ve Amerika gibi ülkeler yer aldı.

Çalışmadaki verilerin analiz edilmesi sonucunda tahmin edilen sonuçlar doğrulanmış oldu. Anketler sonucunda şu bilgilere ulaşıldı:

  • “Esnek” ülkeler kategorisindeki ülkelere seyahat eden ve bu ülkelerde ikamet etmiş olan kişiler sosyal normlara uyum sağlamak konusunda en az sorun yaşayan grup oldu.
  • Alçak gönüllü ve cana yakın yabancılar çevrelerine daha iyi uyum sağlayabilen grup içinde yer aldı.

Sonuç olarak, yurt dışında yaşamaya uyum sağlama sürecinde en önemli iki etmenin kişilik ve kültürel faktörler olduğu ortaya çıkmış oldu.

Tabii, son yıllara dek farklı kültürlerde yer edinen sosyal normların insanların refahını nasıl etkilediğine dair bir bilgi bulunmuyordu. Essex Üniversitesi’nde Nicolas Geeraert’in yönetiminde görevli bir grup araştırmacı, sosyal normların etkisi ve karakter özelliklerinin göçmenlerin adaptasyon sürecini nasıl etkilediğine dair bir rapor yayınladı.

Küresel bir dünyada yaşasak da, sosyal normlar hala bizleri bölüyor ve aramıza mesafe koyuyor. Bu tabii ki bir ülkeye yeni taşınan insanların hayatını da zorlaştırıyor.

Bu raporda temel olarak uyum sağlamanın “zor” olacağı ülkeler olduğundan söz ediliyor. Bu durum, sosyal normlarda esneklik olmaması ve daha az tolerans gösterilmesinden kaynaklanıyor. Bunun yanında, sosyal normlar konusunda daha “esnek” ülkeler de bulunuyor. Bu ülkelerde farklılıklara daha fazla saygı gösteriliyor.

Farklı ortamlara uyum sağlayabilmek psikoloji bilimin de araştırdığı konulardan biri. Son yıllarda, bilinmeyen şeylerin yarattığı stres ve insanların farklı bir kültürle karşı karşıya kalmaları üzerine çeşitli araştırmalar yürütülüyor.

Bazı insanlar zorunluluktan dolayı başka bir ülkeye taşınsalar da, bazıları da yaşam kalitelerini artırmak, çalışmak ya da okumak için ülke değiştiriyorlar. İşin aslı, bir yere gezmeye gitmekle orada yaşamak aynı şey değil. Yurt dışında yaşama planı yapıyorsanız, başka bir yere yerleşmek zorunda kalırsınız. Ayrıca şu ankinden bambaşka bir yaşam tarzına da ayak uydurmalısınız.

Yurt dışında yaşamak artık eskisinden daha kolay ve gün geçtikçe dünya daha da küçük bir yer haline geliyor. Uzun mesafe ilişki bir sorun olmaktan çıktı. Ayrıca her gün farklı ülke ve kültürlerden insanlarla bağlantı kuruyoruz. Bu insanlar artık bizlere daha yakın ve onlara daha kolay ulaşabiliyoruz. Bununla birlikte, farklı bir ülkeye taşınmak isteyenlerin sayısı da her geçen gün artıyor.

Işığı görmek için odaklanmamız gereken en karanlık anlarımızdır. Aristoteles
Mutluluk uzakta değil….
Kırıldıysan, kırık kalmak zorunda değilsin. Selena Gomez

Sen bu dünyada her şeyden önce vazgeçmemen gereken tek şeysin. Ortaokuldayken şiddetli anksiyete ve depresyonla mücadele ediyordum ve ailemden ve bir terapistten aldığım yardım ve destek hayatımı kurtardı. Yardım istemek ilk adımdır. Bu dünya için bilemeyeceğin kadar değerlisin. Lili Rhinehart

İnsan olan her şey bahsedilebilir ve bahsedilebilir olan her şey daha yönetilebilir olabilir. Duygularımız hakkında konuşabildiğimiz zaman, daha az bunaltıcı, daha az üzücü ve daha az korkutucu hale geliyorlar. Fred Rogers

Küçük bir çatlak kırıldığın anlamına gelmez, teste tabi tutulduğun ve dağılmadığın anlamına gelir. Linda Poindexter

Yaptığım en cesur şey, ölmek istediğimde hayatıma devam etmekti. Juliette Lewis

Sen hastalığın değilsin. Anlatacak bireysel bir hikayen var. Bir adınız, bir geçmişiniz, bir kişiliğiniz var. Kendin kalmak savaşın bir parçası. Julian Seifter

Ruh sağlığı fiziksel sağlık kadar önemlidir ve aynı kalitede desteği hak eder.  Kate Middleton

Mücadele yoksa ilerleme de yoktur. Frederick Douglas

Sessizce mücadele eden birine vereceğim tavsiye şudur: Bu şekilde yaşamak zorunda değilsin. Sessizce mücadele etmek zorunda değilsin. Sessiz kalabilirsiniz. Birine bu konuda açık olduğunuz sürece, zihinsel bir sağlık durumuyla iyi yaşayabilirsiniz, çünkü ihtiyacınız olan yardımı alabilmeniz için deneyiminizi insanlarla paylaşmanız gerçekten önemlidir. Demi Lovato

Gerçek duygular üretilemez ve yok edilemez… beden gerçeklere yapışır. Alice Miller

Comments are closed.