logo

Türkiye ve Müzik

11.05.2022
ADANA
ÇANAKKALE * KAYSERİ* DİYARBAKIR* BALIKESİR* HATAY*
İZMİR
ZONGULDAK
GAZİANTEP
ESKİŞEHİR
ANKARA
KASTAMONU
MALATYA
KAHRAMANMARAŞ
RİZE
DENİZLİ
KOCAELİ
LEFKOŞA
TRABZON
BURSA
KONYA
ANTALYA

Şu Boğaz Harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi?
En kesîf orduların yükleniyor dördü beşi,
Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde -gösterdiği vahşetle “Bu: Bir Avrupalı!”
Dedirir- yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!

Eski Dünyâ, Yeni Dünyâ, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi, tûfan gibi, mahşer mahşer.
Yedi iklîmi cihânın duruyor karşına da,
Ostralya’yla berâber bakıyorsun: Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk;
Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.
Kimi Hindu, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ…
Hani, tâ’ûna da züldür bu rezîl istîlâ!

Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-i asîl,
Ne kadar gözdesi mevcûd ise hakkıyle sefîl,
Kustu Mehmedçiğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.
Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz…
Medeniyyet denilen kahbe, hakîkat, yüzsüz.
Sonra mel’undaki tahrîbe müvekkel esbâb,
Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb.

Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor a’mâkı;
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam ;
Atılan her Iağamın yaktığı: Yüzlerce adam.

Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer;
O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkâz-ı beşer…
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,
Boşanır sırtlara, vâdîlere, sağnak sağnak.
Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller
Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller
Veriyor yangını, durmuş da açık sînelere,
Sürü hâlinde gezerken sayısız tayyâre .
Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermîler…
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdîde güler!
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
Alınır kal’a mı göğsündeki kat kat îman?
Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm?
Çünkü te’sîs-i İlâhî o metîn istihkâm.

Sarılır, indirilir mevki’-i müstahkemler,
Beşerin azmini tevkîf edemez sun’-i beşer ;
Bu göğüslerse Hudâ’nın ebedî serhaddi;
“O benim sun’-i bedî’im, onu çiğnetme” dedi.
Âsım’ın nesli… diyordum ya… nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi nâmûsunu, çiğnetmeyecek.

Şühedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar…
O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar,
Yaralanmış temiz alnından, uzanmış yatıyor;
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhîd’i…
Bedr’in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi…
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
“Gömelim gel seni târîhe” desem, sığmazsın.
Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb…
Seni ancak ebediyyetler eder istîâb.

“Bu, taşındır” diyerek Kâ’be’yi diksem başına;
Rûhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
Sonra gök kubbeyi alsam da, ridâ nâmıyle,
Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle;
Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan,
Yedi kandilli Süreyyâ’yı uzatsam oradan;
Sen bu âvîzenin altında, bürünmüş kanına,
Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,
Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile âvîzeni lebrîz etsem;
Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana…
Yine bir şey yapabildim diyemem hâtırana.

Sen ki, son ehl-i salîbin kırarak savletini,
Şarkın en sevgili sultânı Salâhaddîn’i,
Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayran…
Sen ki, İslâm’ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
O demir çemberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, rûhunla berâber gezer ecrâmı adın;
Sen ki, a’sâra gömülsen taşacaksın… Heyhât,
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât…

Ey şehîd oğlu şehîd, isteme benden makber,
Sana âgûşunu açmış duruyor Peygamber.

18.Mart.2022
İNŞAALLAH…. 07.01.2022
G E L İ Y O R U M
 İnşaallah ……
https://youtube.com/watch?v=Q_ux6AjhI6c
G.E.L.İ.Y.O.R.U.M
https://youtube.com/watch?v=r4F84N1DnV0
https://youtube.com/watch?v=CIWNvgAK8yQ
https://youtube.com/watch?v=DjZAlNqMfbA
https://youtube.com/watch?v=SgMVYULqGV0
Geleceğim…… İnşallah
https://youtube.com/watch?v=LKB88LYKqJE
Ayrılık bir zemheridir
Hasret vurur, donar kanın
Kara kışın ayazında
Yanar sol yanın
Hatıralar perde perde
İz bırakır derinlerde
Yârin olmadığı yerde
Gurbete döner vatanın
Zaman geçmez, saat durur.
Bedene yük olur canın.
Ne şan kalır ne de gurur.
Sillesi serttir sevdanın.
31.08.1452
Talipli değilim şöhrete, şana. Makamı, rütbeyi yük etmem cana. Dostluk, sevgi, şefkat yetişir bana. Dövüşü, kavgayı size bıraktım.
İnşaAllah… orada olacağım.

Zorluklara hükmeden kolaylıklara ulaşır. Hz. Ali

https://youtube.com/watch?v=v5ijD_p_ZA4
https://youtube.com/watch?v=zQ18YlsVcFk

https://youtube.com/watch?v=E2-PBCcVpyo
Hoşçakalın….
https://youtube.com/watch?v=dItg84I9gdc
Rabbim izin verirse.. Tekrar görüşmek üzere
https://youtube.com/watch?v=nBTjnIFD6Gs
https://youtube.com/watch?v=kQym7QBdZg4

Sevginin emek olduğunu ve yıllarca süren bir ilişkinin ne denli büyük bir emek istediğini bilmeyenimiz yok. Yıllarca süren ve belki de bir anda biten ilişkinizin ardından söyleyebileceğininiz bir şarkı arıyorsanız ayrılık şarkıları listesi içinden size en çok uyacak şarkı hiç kuşkusuz ki “Yıllarım gitti” olacaktır. Siz yine de geçmişe değil geleceğe odaklanmaya çalışmalısınız.

Birbirinizi çok sevmenize rağmen önünüze çıkan engelleri aşamamış olabilirsiniz. Böyle bir durumda en iyi ayrılık şarkıları arasından bu şarkı sizin için uygun olabilir. Sevginin bitmediği durumlarda da ayrılık olabileceğini gösteren bu şarkı ile belki yeniden başlangıç için içinizde bir umut yeşerebilir.

Bir ilişkiyi kadın başlatır kadın bitirir. Ama başlatan ve bitiren aynı kadın olmayabilir.

Sevgiliniz size artık mutlu olmadığını mı ima ediyor? Hatta bunu sık sık farklı şekillerde dile getiriyor olabilir. Bu durumda ilişkinin gidişatını artık hepimiz biliyoruz. Pamuk ipliğine bağlanmış bu ilişki bir süre sonra ne yazık ki hüsranla sonlanacaksa o halde artık mutlu olmayan sevgiliye “Git” demekten başka bir seçenek kalmıyor. 

https://youtube.com/watch?v=_D5XjWe_6ds
https://youtube.com/watch?v=7s4fm85lA2k
GÜZEL BİR GECE DİLİYORUM.
https://youtube.com/watch?v=02h5QIY–A8
https://youtube.com/watch?v=_EkjlO0kh4E
https://youtube.com/watch?v=1zIrg1cxRp0
Rabbim izin verirse
Nasıl geçti habersiz o güzelim yıllarım
Bazen gözyaşı oldu, bazen içli bir şarkı
Her anını eksiksiz, dün gibi hatırlarım
Dudaklarımda tuzu, içimde durur aşkı
Hani o saçlarına taç yaptığım çiçekler
Hani o güzel gözlü ceylanların pınarı
Hani kuşlar, ağaçlar, binbir renkli çiçekler
Nasıl yakalamıştık saçlarından baharı
Ben hâlâ o günleri anarsam yaşıyorum
Sanki mutluluğumuz geri gelecek gibi
Hâlâ güzelliğini kalbimde taşıyorum
Dalından koparılmış beyaz bir çiçek gibi
https://youtube.com/watch?v=vlXQx65O730
https://youtube.com/watch?v=zs2txxEV8KE
Üç yaşındayken geçirdiği ev kazası sonucunda gözlerini kaybetmiştir. Öğrenim hayatına İstinye’de bulunan, görme engelliler için eğitim veren okulda başlamıştır. Lise döneminde Büyükçekmece Lisesi’nde gözleri tamamen gören öğrenciler ile birlikte okumuş ve İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı’na girmiştir. 1987-1988 yılında konservatuvarı bitirmiştir.
https://youtube.com/watch?v=QdxfKSC_y9w

Güzel bir gün diliyorum…. Sevgilerle

https://youtube.com/watch?v=UNcz9_HddyU
https://youtube.com/watch?v=zh8uGXSWGfE
https://youtube.com/watch?v=XP_ka6-7Azc
https://youtube.com/watch?v=GDxPls-kqj8

https://youtube.com/watch?v=71aifzL89hQ
https://youtube.com/watch?v=ily96SXZGKk
https://youtube.com/watch?v=BN2MtmDgDrE
Güzel bir gün diliyorum.
https://youtube.com/watch?v=5YuaMKGSi00

Mehter müziği klasik Türk müziğindeki makam ve usullerin kullanıldığı teksesli bir müziktir. Peşrev, semai, nakış, cengi harbi, murabba, kalenderi gibi formları vardır. Mehterhane’nin repertuarında bunlardan başka serhat türküleri de yer almıştır. Buna karşılık, bazı mehter peşrevleri de fasıl müziğinde çalınmıştır. Mehter müziğinde ahlâtı, revani, saf gibi fasıl müziğinde hemen hemen hiç kullanılmamış usullere yer verilmiş, bunların çoğu, o usulde bestelenmiş yapıtların form adı da olmuştur.

18. Asırdan itibaren birçok memleketlerde mehteran bölüklerinden etkilenerek buna benzer gruplar kurulmaya başlanmıştır.
Bestekâr Mozart ve Haydn da mehter müziğinden ilham alarak meşhur bestelerini meydana getirmişlerdir.
Büyük Alman bestecisi Beethoven’in büyük senfonisinin son bölümü, mehterin kösüyle, davulu ve zurnasıyla seslendirilmiştir. Beethoven’in Türk Marşını mehterin bir cenk marşından adapte ettiği bilinmektedir.
Yine Avusturyalı Bestekâr Mozart’ın, Türk askerlerinin hatıralarını terennüm eden Allah Allah seslerini nakarat halinde kullanarak, Türk Marşı diye bir eser meydana getirdiği de vakıadır.
Alman bestekârı Wagner bir mehter konserini dinlerken heyecanlanmış, kendisini tutamayarak ” İşte musiki buna derler” diye mehter hakkında hissiyatını ifade etmiştir.
18. YY. içinde Avusturyalılar ve Prusyalılar, daha sonra Ruslar, Almanlar ve Fransızlar mehter teşkilatından etkilenerek mızıka takımları kurmuşlardır.

Üzülme, kaybettiğin her şey başka bir surette bir gün mutlaka geri döner. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî

Gelin tanış olalım. İşi kolay kılalım. Sevelim sevilelim. Dünya kimseye kalmaz. Yunus Emre

Comments are closed.